Günümüzde sosyal medya ağlarının geleneksel medyanın yerini alması, sahici bilgiye erişimi zorlaştırırken hakikati popüler olanın gerisinde bırakıyor. Bireyler, hayatın zorluklarını unutmak amacıyla sorgulama gerektirmeyen "fast-food" niteliğindeki içeriklere yönelerek kendi bilişsel uyuşukluklarını yaratıyor. Bu video art projesi, bireyin yanı başında gerçekleşen trajedilere gözünü yumup anlık rahatlamayı seçen bu tutumuna karşı sert bir eleştiri sunuyor. Eser, Platon’un Mağara Alegorisi’ne atıfta bulunarak, gölgelerden kurtulup ışığa yönelenlerin yaşadığı acıyı ve hakikat arayışının getirdiği ağır bedelleri vurguluyor. Teknik olarak animasyon ve buluntu görüntülerin harmanlandığı yapım, sağ ve sol kanallarda farklılaşan stereo ses kurgusuyla izleyicideki çatışma hissini derinleştirmeyi hedefliyor.
İnternet altyapısının küresel ölçekte yaygınlaşmasıyla bilginin iletimi muazzam bir hız kazanmış olsa da, bu durum bilginin niteliğine göre farklı ve parçalı alanlara dağılmasına yol açmıştır. Geleneksel medyanın yerini hızla sosyal medya ağlarına bıraktığı günümüz koşullarında, sahici bilgiye erişmek ve onu yaygınlaştırmak giderek zorlaşmaktadır. Hakikatin sesini duyuran kanallar, popüler ve yüzeysel olanın gölgesinde kalırken adeta görünmez bir hale gelmektedir.
Bireyler, gündelik hayatın getirdiği kaygı ve sorunları hafifletmek ya da unutmak adına, tıpkı "fast-food" ürünler gibi niteliksiz, sorgulama gerektirmeyen ve alt metni olmayan içerikleri tüketmeye yönelmektedir. Bu hızlı tüketim alışkanlığı, gerçek ve nitelikli içeriğin dolaşıma girmesinin önündeki en büyük engellerden biridir.
Bu çalışma; bireyin hakikat arayışından vazgeçişine, yanı başında gerçekleşen insanlık dışı olaylara gözlerini kapayışına ve anlık hazlar veren uyuşturucu içeriklerle teselli bulma çabasına yönelik bir eleştiridir. Eser aynı zamanda Platon’un Mağara Alegorisi’ne sadık kalarak, dans eden gölgeler yerine ışığa (hakikate) dönmeyi seçenlerin yaşadığı o kaçınılmaz sancıyı ve "hakikat arayıcısı" olmanın getirdiği kibri de sorunsallaştırır.
Üretim sürecinde animasyon, buluntu görüntü (found footage) ve kompozisyon teknikleri bir arada kullanılmıştır. İçerikteki çatışma odağını desteklemek amacıyla, stereo yerleşimde sağ ve sol kanallar için birbirinden farklı ses kurguları hazırlanmıştır. Bu işitsel tasarım aracılığıyla izleyicinin, eserin merkezindeki çatışma fenomenini duyusal düzeyde hissetmesi amaçlanmıştır. Kullanılan tüm hazır veya buluntu içeriklere dair atıf bilgileri videonun jenerik kısmında yer almaktadır.